Kafkasör Boğa Güreşleri Festivali – Artvin

37. Kafkasör Kültür Turizm Sanat Festivali

Bu proje Başbakanlık tanıtma fonu tarafından desteklenmistir.


Hakkında


GÖĞE KOMŞU TOPRAKLAR ARTVİN


karcal-etekleriKaradeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz Bölümünde, Doğu Karadeniz Dağları üzerinde yer alan Artvin’in doğusunda Ardahan, güneyinde Erzurum, batısında Rize, kuzeybatısında Karadeniz, kuzeyinde Gürcistan Cumhuriyeti bulunmaktadır.


Yüz ölçümü 7.367,00 km2 , nüfusu 167.082 kişidir.

Artvin, arazi bakımından genel olarak dağlıktır. İlin Arhavi ve Hopa ilçeleri, Karadeniz ile denize paralel uzanan Doğu Karadeniz Dağları arasında kalan dar bir düzlük alan üzerine kuruludur.
İlin Karadeniz’e olan kıyı uzunluğu 34 kilometredir. Kıyıdan iç bölgelere doğru gidildiğinde arazinin birden yükseldiği görülür. İl sınırları içinde 30′a yakın akarsu vardır. Bunlardan Karadeniz’e dökülenler hariç diğerleri Çoruh Nehri’nin kollarıdır. İlin muhtelif yerlerinde çok sayıda doğal göl vardır. Bunlardan; Şavşat ve Borçka ilçelerinde bulunanları doğal güzellik ve turizm açısından en önemlileridir.
Artvin’in iklimi Karadeniz iklimidir. Kıyı kesimlerinde ılık ve yağışlı iklim tipi egemendir. Artvin merkezinin de ılık ve yağışlı bir iklim tipi vardır. İlin yüksek kesimleri diğer Karadeniz bölgesi illerinde de olduğu gibi kışları kar yağışlıdır.
En yakın havaalanı Gürcistan – Batum havaalanıdır. Artvin Merkez’den Sarp Sınır Kapısı’na kadar 88, Gürcistan tarafında ise 13 km. olmak üzere 101 kilometre uzaklıktadır. Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarına yapılan uçuşlara Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları nüfus cüzdanı ile binebilmektedir. Diğer havaalanları Erzurum (226 km.), Kars (215 km.) ve Trabzon (233 km.) illerinde bulunmaktadır.


KAFKASÖR BOĞA GÜREŞLERİNİN KISA TARİHÇESİ

Elde edilen araştırmalar neticesinde Artvin de yapılan boğa güreşlerinin iki yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğu bilinmektedir. Sarp, engebeli ve oldukça kırık bir arazi yapısına sahip olan Artvin de yaylalara çıkılmadan önce boğaların güreştirilerek birbirleri ile barıştırılması bir zorunluluktur. Aksi takdirde kontrolsüz güreşlerde yaralanmalar ve hatta ölümcül kazalar meydana gelmesi olası bir durumdur. Boğa güreşlerinin ortaya çıkma nedeni bu zorunluluktan kaynaklanmıştır. Esasen asıl hayvancılığın yapıldığı ova yerleşime sahip Erzurum, Kars, Ardahan gibi civar illerde yapılmaması buna bir örnektir.
kafkasor tarihiKafkasör’ün tercih edilmesi tesadüf değildir. Yaylaya çıkışlarda ilk adım, ilk düzlük ve toplanma bölgesi olması münasebetiyle bu tercih yapılmıştır. Burada toplanan yedi mahallenin boğaları barıştırılmaya çalışırken de insanın tutkusundan ötürü belli bir rekabet de kendiliğinden kızışmıştır. Bunun sonucu daha iddialı güreşler düzenlenmiştir. Bu tutku öylesine sevilmiştir ki 1981yılında festivale dönüştürülmüştür. Boğa güreşleri önceden boyun ölçülerine göre altı kategoride yapılırken, 2007 yılında “Artvin geleneksel boğa güreşlerini yaşatma ve Yaylalarını koruma Derneği” kurulmuştur. Söz konusu dernek, kilo unsurunu baz alarak boğalar açısından daha adil bir uygulama başlatmıştır. 350 Kg kadar deste, 351, 410 kg ayak, 411, 480 kg küçük orta, 481, 560kg büyük orta, 561, 650 kg baş altı, 651, 760 kg baş, 761 kg üstü süper boy olarak sınıflandırılmıştır.
Artvin Kafkasör arenasında güreşler tartı, kura, boynuz, alan, kule ve veteriner olmak üzere 15 hakem tarafından yaptırılmaktadır. Her yıl Nisan ayı başlarında çevre köylerde ve kazalarda başlayan boğa güreşleri Haziran ayı sonunda final niteliğinde favori boğaların katılımı ile başlayan boğaların şampiyonlar ligi, Kafkasör Arenada on binlerce kişinin katılımı ile yapılmaktadır.

Güreşlerin Amacı;

Kırık araziye sahip olan Artvin de yaylaya çıkmadan önce hayvanlar mutlaka barıştırılmak zorundadır. Aksi takdirde birbirlerini yaraladıkları gibi ölümcül kazalar dahi kaçınılmaz olur. Bu güreşler sarp ve kırık arazisi olan Artvin de boğalar birbirine zarar vermemesi ve uçurumdan aşağıya atmaması için düzenlenmektedir. Yayla yaşantısı gereğince yaylaya çıkacak boğaların arasından lider seçilmesi, bir araya gelen boğalar arasında lideri seçmek maksadı ile hayvanların güreştirilmesi ile en güçlü boğanın ortaya çıkması hedeflenmektedir.
Geçmiş yıllarda her mahallenin kendi aralarında gerçekleştirdiği boğa güreşleri şenlikleri günümüze kadar gelmiş ve ilk defa 1981 yılında Kafkasör yaylasında şenlik havasında düzenlenmiş, daha sonra da uluslar arası bir festival haline getirilmiştir. İspanyada olduğu gibi hayvanları öldürmeye yönelik değil barıştırmaya yönelik bir etkinlik olduğu açıktır.

Artvin’de boğa yetiştiriciliği bir sevdanın ötesinde bir tutkudur. Adeta kendi evlatlarından daha fazla boğalarına özenen boğa yetiştiricileri, pekmez, geven oto, fındık, fıstık, üzüm kurusu, arpa ve benzeri gıdalarla bir yıl boyunca özel besiye çeker, bu festivale hazırlar. Ve Kafkasör arenası bütün boğaların final yeridir.


GÜNEŞİN GÜLDÜĞÜ YER; KAFKASÖR

artvin desenliArtvin fiziki yapısı ile ülkemizin en sarp en zorlu coğrafya yapısına sahip bir yerleşke üzerindedir. Doğanın buradaki bu muhteşem yapısı ve içinde barındırdığı hırçın Çoruhu bir yandan, vadinin tabanından karşılıklı yükselen o devasa yamaçlar ile doyumsuz seyrin keyfini insana fazlası ile yaşatır. Baharla birlikte bir renk cümbüşü içinde dağlara yükselen tepeleri ile de doğanın o müthiş doğurganlığını gözler önüne serer. Havası suyu insanın başını döndürür. Rüzgârlı bayırları, o devasa tepeleri ve hiç dinmeden esen o kuzey rüzgârları ile tasvirlere konu olan, romanlardan rol kapmak için değil ama mana katmak için yer bulan o destansı dağların, yaylaların yer aldığı yerdir burası. Bir tutkudur burada yaşamak. Dünyaya ve zamana dur demenin adıdır burada olmak. Başını göğe yaslamış engin dağları; bir dönem ilin valisinin ifade ettiği gibi “ Göğe komşu topraklar” tanımlaması ile olağanüstü bir anlatım zenginliğine de kavuşacaktır.
Kafkasör ülkemizin en seçkin en güzide mekânlarından birisidir. Buradaki doğanın muhteşem görüntüsü ile haklı bir şöhrete sahiptir. Derler ki, Çamlıca sırtları dünyanın sayılı tepelerindendir. Bu tanımlama bize kıvanç verir. Ancak Kafkasörü görmeden de son sözü söylemek asla doğru olmayacaktır. Şehir merkezinden 5 km bir mesafede olması ve oldukça düzgün bir yolla bağlanması ulaşımı için de önemli bir fırsattır. Artvin’in o inanılmaz sarp ve dikine yükselen arazi yapısında kafkasör gibi bir düzlüğün olması Allahın bir lütfü gibidir. Güreş arenası, mesire yerleri, piknik alanları ve her biri doğanın sırlarını saklayan o düzgün belli çamları ile harmanlanmış bir güzellik, insana zindelik katan tarihi bir miras gibidir. Ormanın içinde hazırlanmış yürüme yolları insana olmadık biçimde farklı duygular yaşatır. Bir kere ormanın insana huzur veren o sessizliğini içinizde hisseder, tuhaf duygularla bedeniniz ürperir. O küçük yollar size, ömrünüzü yeniden yaşıyormuşsunuz gibi upuzun gelir. Her dem esmeye hazır o esintiler; ormanın, ağacın, nanenin, kekiğin, orman gülünün, otun, çimenin kokusunu getirir. Ormanın havasını içinize çektikçe başınız döner. Çevrenizde size eşlik eden kuşların cıvıltıları, dans ederek uçuşan rengârenk kelebekler bu döngünüzü daha da artırır.
Ağaçların mutluluğu insanın mutluluğu gibidir.

Eğer mutlu bir ağaç görmek istiyorsanız, onlar orada Kafkasör’de yaşıyorlar.
Esasen bu denli güzelliğin bir arada olması bazen bir haksızlık algısı gibi görülse de kanının ılık bir süt gibi damarlarında akması insanı coşturan o tanımsız zevkin hezeyanı, haksızlığın ötesinde insanı sarhoş eden bir imge bırakır düşüncelerinizde. Bu düşünce sizi alır yaşamınızın en derinliklerine götürür. Ve belki beklemediğiniz bir şey çıkar karşınıza; çocukluğunuzu orada, Kafkasör de yeniden yaşarsınız. Dört mevsim güneşin yıkadığı ormanlar, o mutlu ağaçlar, kuşlar, kelebekler, börtü böcek ve Kafkasör sizi bekliyor.

Artvin’in festival günleri hiç kuşku yok Kafkasör ile birlikte başladı.

tarihceOn binlerce insanın dağın o yamacında bir pul gibi asılı durması görülmeye değer bir canlılıktır. Arabalar, insanlar, çadırlar, satıcılar, dönerciler her şey yeni bir heves yeni bir tutku ile başlar festival günlerine. Bu öyle bir festivaldir ki, sevginin harman olup yoğrulduğu, bütün kalplerin o emsali görülmemiş boğa güreşleri için attığı arenada yaşanır. Boğalarımız gücün, heybetin, gösterişin sembolüdür. Her boğa öylesine alımlı öylesine bakımlıdır ki, güreş arenasında attığı her nara, bakımlı boynuzları ile toprağı her eşeleyişinde bir heybet, bitmeyen bir güç ve bir vakur vardır. Bakışlarındaki asalet sadece bu yöreye ait bir asalettir. Biz burada boğalarımıza eziyet vermeyiz. Boğaların buradaki güreşleri daha sonra aralarında başlayacak barışın ve huzurun da bir habercisidir. İspanyada olduğu gibi boğaları mızrakla öldürmek bizim kanımıza dokunur. Bizim o heybetli boğalarımızın bakıcısı hangi ana yanına gitse kuzuya dönerler.
Kafkasör festivali bırakınız Karadeniz bölgesini ülkemizin en önemli festivallerinden biridir. Ve her geçen zaman içinde tesis edilen alt yapısı ve üst yapısı ile festival günlerine katılacak insanlara önemli kolaylıklar sağlar. Eğer lezzet düşkünü birisi iseniz, Artvin çağ kebabını kafkasörde yemelisiniz. Yayık ayranı ile etin ne mana taşıdığını, o lezzetin sırrını orada tatmalısınız. Bu coşkuya bu güzel festivale insanlarımızı bekliyoruz. Kafkasörü hiç görmeyenler için müthiş bir cazibesinin olduğunu ve görenlerin yeniden keyif alacağını sanırım hatırlatmamıza lüzum olmayacaktır.
Bu güzellikleri birlikte yaşayalım. Kafkasörden sevgilerle…